İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Katar Emiri’nin Trabzonspor’u 665 milyon Euro’ya satın almak istediği iddialarını gündeme getirdi. Normalde Trabzonspor’un değeri 95 milyon Euro olarak belirlenmişken, Katar Emiri’nin neden 7 katı civarında bir ödeme yapmayı düşündüğü merak konusu. Türkkan, bu durumu “Arap sermayesi, kendilerine Doğu Karadeniz’de ikinci bir İsrail kuruyor” şeklinde yorumladı.

Türkiye’nin gündeminde önemli bir yer tutan bu iddialara göre, Katar Emiri Trabzonspor’u satın alarak Doğu Karadeniz bölgesinde bir ikinci İsrail oluşturmayı amaçlıyor. Bu iddialar birçok kesim tarafından dikkatle takip ediliyor ve ülke içinde tartışma konusu olmaya devam ediyor. Türkkan’ın açıklamaları, vatan topraklarının satılması ve yabancı yatırımlar konusunda yeni bir tartışma başlatmış durumda. Konuyla ilgili gelişmeler yakından takip edilmeye devam edecek.

Lütfü Türkkan’ın açıklamaları şu şekilde;

Türkiye’nin vatan topraklarının nasıl peşkeş çekildiğini anlatacağım. Bu sefer vesile kılınan Trabzonspor. Size bir Trabzonspor öyküsünden bahsedeceğim. Katar Emiri’nin aklına bu sefer Trabzonspor düşmüş. Trabzonspor’u 665 milyon Euro’ya satın almak istediği iddia ediliyor. Bu iddia bu zamana kadar Trabzonspor tarafından da yalanlanmadı. Peki, Trabzonspor için 95 milyon Euro normalde değer biçen ama bunun 7 katını, yani 665 milyon Euro ödeme yapmayı neden istiyor Katar Emiri?

Arap sermeyesi kendilerine Doğu Karadeniz’de ikinci bir İsrail kuruyor. Kendilerine yeni bir dünya yaratıyorlar. İkinci bir İsrail sözüm birilerini rahatsız edebilir, doğrudur ama İsrail de böyle kurulmuştu. Parça parça topraklarını ederinin üstünde satan Araplar da başta rahatsız olmamıştı. Aynı bizde olduğu gibi ama şimdi dedelerinden kalan topraklarda mülteci konumuna düştüler. Vatanlarını kaybettiler. Filistin’de en verimli araziler, 20 küsür Arap simsar eliyle alınmıştı o zamanlar. Kimse toprağını doğrudan Yahudilere satmamıştı. Ama o satın alanların arkasında olan bir gün o toprakları sahiplerini kovdular ve kendiler yerleştiler.

Trabzon başta olmak üzere Türkiye’nin kuzeyinde Körfez sermayesi olarak görülen Arapların akın akın gelmesi doğa sevgisi ile açıklanabilecek bir durum değil. Ekonomi bozulur, yine düzeltirsin. Arı sende olduğu sürece balı istersen Bağdat’tan getirirsin. Toprak sendedir, mülkiyeti vatanın öz evlatlarındadır. Ama o mülkiyeti verirsen önüne geçemeyeceğiniz sonuçlar çıkar ortaya. Hele ki iklim değişikliğiyle Körfez ülkeleri kendilerine yatırım adı altında yeni ülkeler ararken sonuçları varın siz düşünün.

Kendilerine yeni bir ülke yaratıyorlar. Silahla değil, bu kez parayla geliyorlar. Bir Allah’ın kulu da çıkıp, “Bu ülke pazar tezgahı değildir. Bedeli kanla ödenmiştir. Tapusu şehitlerle alınmıştır. Öyle bir vatan toprağındasınız sizler” diyemiyorlar.

Süleyman Demirel, “Enflasyon ahlakı bozar. Devleti bozar” demişti. Ev kiralarından araba stokçuluğuna varıncaya kadar, siz düşünün bu lafın derin anlamını. 3-5 kat daha fazla kazanmak için vatan topraklarını, şirketlerini, spor kulüplerini peş peşe satan çok oldukça, satın alınmayı bekliyor. Bu gidiş, bu satın almalar ülkemiz için hiç hayra alamet değil. O yüzden ülkemizin geleceği adına, Türkiye’ye teknoloji, üretim, bilgi ve tecrübe getirmeyen tüm yabancı yatırımları düzenleyen ve filtreleyen hukuki düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmek zorundayız.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz